TRABZON GEZİ REHBERİ
Karadeniz’in en önemli şehirlerinden biri olan Trabzon, tarihi zenginliği, doğal güzellikleri ve kültürel dokusuyla bölgenin en cazip duraklarından biridir. Antik çağlardan beri önemli bir liman kenti olan Trabzon, Bizans, Komnenos ve Osmanlı dönemlerinde büyük rol oynamıştır. Tarihte Trabzon İmparatorluğu’nun başkenti olması, şehre ayrı bir değer katmıştır.
Doğal güzellikleriyle de öne çıkan Trabzon, yemyeşil yaylaları, sisli dağları ve Karadeniz kıyısındaki eşsiz manzaralarıyla ünlüdür.
Karadeniz’in doğusuna uzanan rotanda buradan Rize Gezi Rehberi’ne, batıya yönelirsen Giresun Gezi Rehberi’ne geçebilirsin.
Trabzon Künyesi
- Ülke: Türkiye
- Bölge: Karadeniz
- Türkiye’den Uçuş Süresi: İstanbul’dan ~1,5 saat (direkt uçuş)
- En İyi Ziyaret Zamanı: Yaz ayları (Haziran–Eylül) ve bahar ayları
Şehre Ulaşım
Türkiye’nin pek çok şehrinden Trabzon’a direkt uçuşlar bulunur. İstanbul ve Ankara’dan günlük düzenli seferler vardır. İstanbul–Trabzon uçuş süresi yaklaşık 1,5 saat, Ankara–Trabzon ise 1 saat sürer.
Trabzon Havalimanı, şehir merkezine yalnızca 6 km mesafededir. Taksi, otobüs ve minibüslerle merkeze kolayca ulaşılabilir.
Kara yoluyla İstanbul–Trabzon yaklaşık 16 saat, Ankara–Trabzon ise 10 saat sürmektedir.
Şehir İçi Ulaşım
Trabzon’da şehir içi ulaşım minibüs ve otobüslerle sağlanır. Özellikle çevre ilçelere ve yaylalara gitmek için tur firmaları veya özel araç kullanımı tercih edilir.
İlginç Notlar
- Sümela Manastırı, 4. yüzyılda inşa edilmiş, Karadağ yamacında yer alan eşsiz bir dini yapıdır.
- Trabzon, tarih boyunca İpek Yolu’nun Karadeniz’e açılan kapısı olmuştur.
- Şehir, Osmanlı döneminde Yavuz Sultan Selim’in sancakbeyliği yaptığı yer olmasıyla da bilinir.
- Trabzonspor, 1970’lerde Anadolu’dan çıkan ilk şampiyon futbol takımıdır ve şehirde futbol büyük bir tutkudur.
1- Sümela Manastırı

Altındere Vadisi Milli Parkı içerisinde bulunan manastır tahmini olarak 4. yüzyılda inşa edilmiştir. Karadeniz Rumları arasındaki inanışa göre Atinalı Barnabas ile Sophronios adlı iki keşiş aynı rüyayı görmeleri üzerine burada denk gelip kilisenin temellerini atmıştır. Türkmen akınları sırasında karakol görevi görmüş olup Osmanlı döneminde kilise olarak kullanılmaya devam edilmiştir. Hatta Yavuz Sultan Selim’in iki adet şamdan hediye ettiği de bilinmektedir. Nüfus mübadelesi sonucu burada bulunan Hristiyanların Yunanistan’a gönderilmesi ile kilise görevini yitirmiştir. 1986 yılına gelindiğinde ise turizme kazandırılarak ziyarete açılmıştır.


Manastırı haftanın her günü 08:00 ile 16:30 saatleri arası ziyaret edebilirsiniz. Girişler müze kart ile yapılabilmektedir.

Manastıra direkt olarak gidemiyorsunuz. İşletme, sizi görseldeki gibi servis araçlarıyla götürüyor. Buraya geldiğinizde aracınızı park edip hemen girişte bulunan gişeden biletinizi aldıktan sonra gelen servislerin herhangi birine binerek gidebiliyorsunuz. İndikten sonra yaklaşık 15 dakikalık bir patika yürüyüşü sonucu varıyorsunuz. Aynı şekilde dönerken de bu servisler aracılığıyla dönüyorsunuz.


Fresklerde Hz. Meryem figürleri, doğumu ve ölümü, Hz. İsa’nın doğumu gibi birçok ayrıntıyı görebilirsiniz. Ancak ne yazık ki atıl kaldığı dönem boyunca fresklerin birçoğu tahrip edilmiş, hatta duvar parçalarının kaynatılıp suyu içildiğinde şifa getireceğine inanılarak tahrip daha da çok arttırılmıştır.
2- Ayasofya Müzesi

Trabzon Rum İmparatorluğu’nun günümüzde ayakta kalabilen en iyi yapısı olarak kabul edilen bu manastır Hristiyan ve Müslüman mimarisinin karışımını barındırmaktadır. Kilise olarak inşa edilen ve sonra camiye dönüştürülen Ayasofya; 1. Dünya Savaşı’nda Rus işgali sırasında askeri karargah ve depo olarak kullanılmış ardından müze haline getirilmiş ve en son 2013 yılında cami olarak ibadete açılmıştır.


Denize sıfır kayalıkları üzerinde bulunan kilise, zamanla denize dolgu yapılması sebebiyle artık denizden yaklaşık 500 metre içeride kalmaktadır.
Giriş için herhangi bir ücret ödemeden gezebilirsiniz.


3- Uzungöl

Merkezden yaklaşık 95 km uzaklıkta bulunan Uzungöl, bir tür heyelan set gölüdür. Yani dağların yamaçlarından düşen kayaların düşmesi sonucu derenin bir kısmının kapanması sonucu oluşmuştur.


Tursitlerin akınına uğrayan Uzungöl çevresinde birçok işletmeyi barındırmaktadır. Göl manzarası eşliğinde çayınızı içebilir, hemen köprünün üzerinde bulunan Uzungöl yazısı ile hatıra fotoğrafı çekilebilirsiniz.
Uzungöl’den sonra rotanı yaylalar yönünde genişletmek istersen doğuya doğru Rize Gezi Rehberi’ne, Karadeniz boyunca geri dönmek istersen Giresun Gezi Rehberi’ne geçebilirsin.



[…] TRABZON […]
[…] TRABZON […]